Zümrüt Özkan www.yiyorumbuyuyorum.com

Zümrüt Özkan

Uzun zamandır pazar sohbeti yapamıyorum, oldukça zor bir iş aslına bakarsanız bu röpörtaj işi, iletişim kurmaktan karşı tarafın zamanını ayarlamaya kadar pek çok değişkenin aynı anda tamam olması gerekiyor 🙂 ama bu hafta ki konuğum cicimi cici, şeker mi şeker, tatlı mı tatlı, Zümrüt Özkan, kalbe giden yol mideden geçerse yemeğe giden yol da www.yiyorumbuyuyorum.com dan geçer diyebiliriz. İşte bu sitenin ve katabın sahibi Zümrüt Özkan’ı yakından tanıyacağımız güzel bir sohbet yaptık, tüm detaylarıyla minikaynam da!

Röportajlar uzun oluyor diye geri dönüşler alıyordum şimdi artık bölmeye karar verdim röpörtajları hatta eski röpörtajları da bölüm bölüm tekrar yayınlayacağım. Bana pişirip pişirip önümüze koyuyor demeyin sonra, eminim uzunluğu nedeniyle okuyamayanlar okuyacaktır 🙂

 

Zümrüt Özkan Kimdir?

1970 yılında doğdum. Aile geleneğini bozmayarak ilk orta ve lise eğitimimi TED Ankara Kolejinde tamamladım.  A.Ü İletişim Fakültesini bitirdikten sonra, yurt dışında iş idaresi yüksek lisansı yaptım. Dönüşte aile şirketimizde işe başladım. 2002’de anne olunca işe ara verdim ve oğlumu bir  sene kendim büyüttüm. Karakterimin titiz ve araştırmacı tarafı anne olduktan sonra daha da çok ortaya çıktı. İşe döndükten sonra başka bir şey yapmam gerektiğini anladım ve  en sevdiğim üç şey olan çocuk, yemek ve yazmak üzerine yoğunlaştım. Kısaca annelik sayesinde kendi yolumu seçtim.  Çocuklu yaşam ve çocuk yemekleri konusunda yazı ve tariflerimle anne babalara ulaşmayı , onlarla faydalı bilgiler ve tecrübeleri paylaşmayı hedefledim. Çok severek yaptığım bu işte ailem her zaman arkamda oldu.

 

Yiyorum Büyüyorum 6 baskı ile on beş bin anneye ulaşmış bir çocuk yemekleri kitabı. Kitabın özelliklerinden bahsedebilir misin?

Yiyorum Büyüyorum bir annenin kendi çocuğunu doğru besleyebilme kaygısıyla sağlıklı tarifleri bir araya getirmesiyle  meydana gelmiş bir çocuk yemekleri kitabı. İlk baskısı 2005 yılında yapıldı. O sıralar oğlum 3 yaşındaydı, yemek yeme konusunda beni oldukça zorluyor, bende sürekli onun sevebileceğini düşündüğüm lezzetli ve besleyici tarifleri bir kenara not ediyordum. Bu tariflerin bir kısmı tamamen benim doğaçlama denemelerimden, bir kısmı da klasik yemek tariflerimizin çocuk damak tadına göre uyarlanması ile ortaya çıktı. Benim gibi  çocuğunu doğru beslemeyebilme yolunda stres yaşayan titiz annelerin çok fazla olduğunu kendi çevremden biliyordum. Bu kitle kitaba çok ilgi gösterdi ve sayelerinde Yiyorum Büyüyorum 6 baskı yaptı. Kitabın en büyük özelliği tariflerde çocuk beslenmesine aykırı hiçbir malzemenin kullanılmamış olması. Yemeklerin lezzeti içeriklerindeki sağlıklı ve doğal malzemelerden geliyor… Bir de anne sevgisi var tabi her birinde…

 

Sence bir annenin çocuk yemekleri kitabına ihtiyacı var mı? 

Geçmiş yıllarda tarif kitapları arasında çocuk yemekleri kitapları yoktu. Son 6-7 seneden beri raflarda yer almaya başladılar ve sanırım bu bilinçli annelerin çok hoşuna gitti. Referans kitap anlamında ben her yeni anneye çocuk yemekleri tarifleri içeren bir kitabı kütüphanelerine eklemeyi öneriyorum. Özellikle anne çalışıyorsa, mutfakta yeni tarifler denemek için fazla zamanı olmuyor. Bu gibi kitaplardaki tarifler annelerin mutfak hayatına seçenek anlamında kesinlikle kolaylık getiriyor. Yalnız anneler kitaptaki tarifleri her zaman birebir  uygulamasınlar. Kendi çocuklarının damak zevkine göre ekleme ve çıkarmalarla tarifleri çocuklarına özel hale getirsinler. Çocuklar yemekleri severek yedikçe tüm annelerin kendi tariflerini sıfırdan oluşturmaya motive olacağını ve böylelikle daha az yemek seçen, dolayısıyla da sağlıklı beslenen çocukların gün geçtikçe artacağına inanıyorum.
Hiç bir hazır yemek anne eli değmiş ev yemeklerinin yerini tutamaz!  Anneler mutfakta daha aktif rol almalı ve çocukları o korkunç  fast food kültürsüzlüğünden uzak tutmalı.  Doğru
beslenme   sadece fiziken değil ama ruhen de sağlıklı nesiller yetişmesi  için üzerinde önemle durulması gereken bir konu başlığı.  Annelerin çocuk beslenmesi konusunda daha çok
bilinçlenmeye ihtiyacı var…

 

 

Beslenme ile ilgili bir eğitimin yok değil mi?

Hayır yok.   Yemek yapmaya ilgim her zaman vardı ancak anne olduktan sonra bu faaliyeti çok daha ciddiye almaya başladım çünkü amacım çocuğumu sadece doyurmak değil,  doğru besleyerek sağlıklı yetiştirmekti. Çok okudum, halende konu ile ilgili yayımlanmış tüm yazıları elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum .  Bu konuda bir eğitimim olmadığı için tariflerimi birlikte çalıştığım beslenme uzmanlarına teyit ettiriyorum. Birçoğunu çok beğenip, onaylıyorlar ve beni bu çabalarımdan dolayı candan destekliyorlar. Uyarıları olduğunda bunları mutlaka dikkate alıp gereken değişiklikleri yapıyorum. Beslenme uzmanlığının insan sağlığı için son derece önemli bir meslek olduğunu düşünüyorum…  Bende mutfakta tecrübeli bir anne olarak annelere elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.

 

 

Oğlun Kaan her yemeği reddetmeden yiyor mu?

Eminim birçok kişi yemek kitabı yazan bir annenin çocuğunun her yemeği reddetmeden yediğini düşünüyor. Ancak benim bu soruya cevabım “hayır yemiyor” olacak. Kaan neredeyse on yaşında ve halen kesinlikle kabul etmediği besinler var. Ispanak bunlardan biri mesela…   Bu sebzeyi inanamayacağınız kadar çok şekle sokarak kendisine sunmama rağmen yedirme konusunda başarılı olamadım. Yine de kendimi kötü hissetmiyorum çünkü ıspanağın içerdiği   değerleri taşıyan diğer  besinleri beslenme programına dahil ederek bu   açığı kapatmayı başarabiliyorum. Benim için oğlumun her besin grubundan yiyecekleri çeşitlilik esasından ödün vermeden tüketmesi son derece önemli. Bu ayarlamaları ben yapıyor, ona  besleyici yemekler hazırlıyorum. Ben pişirme, o da yeme konusunda çok başarılı. Oğlum benim yemeklerimi severek yiyor, hatta o kadar seviyor ki başka yerlerde yemek yemekte zorlanıyor, çünkü o hep annesinin yemeklerini arıyor. Önceki soruda da belirttiğim gibi her çocuk için anne yemeği özeldir ve öyle de olmalı… O halde anneler mutfakta çocukları için daha çok çaba harcamalı…Ev yemeği, tencere yemeği, anne yemeği diyor ve bunun altını defalarca çizmek istiyorum.

 

Annelere neler önerirsin beslenme konusunda…

Naçizane önerecek çok fazla şey var beslenme konusunda… Öncelikle anneler, Türk mutfağının muhteşem seçeneklerinden sonuna kadar yararlansınlar, fast food dan, diğer hazır
gıdalardan uzak tutsunlar çocuklarını. Mevsim dışı sebze ve meyveleri , sağlıksız yağları, şarküterileri, cipsleri, market tipi gıdaları sunmasınlar, ya da sunmayı alışkanlık haline
getirmesinler. Asla öğün atlamasın çocuklar. Çünkü bu da alışkanlık yaratır. Bir de ben kahvaltı alışkanlığı edindirilememesini anlamıyorum. Günün en önemli öğünü için sunacak o kadar çok sağlıklı menü var ki çocuklara… Sağlıklı büyümeleri için çeşitlilikten faydalanmaları şart onların… Bir çocuk sadece köfte makarna yiyerek sağlıklı besleniyor sayılamaz. Haydi anneler biraz daha gayret!

 

Kitapla aynı adı taşıyan bir de web siten var… Hakkında bilgi verir misin biraz.

www.yiyorumbuyuyorum.com adlı sitemde çocuk beslenmesi, çocuk psikolojisi ve  genel çocuk sağlığı konularında uzman yazılarına ve annelere faydalı mesajlar vereceğini düşündüğüm kişilerle söyleşilere yer veriyorum. Ayrıca benim ve siteye üye olan annelerin ekledikleri çocuk yemekleri tarifleri de mevcut ve bu tarifler her geçen gün artıyor… Çocuk yemekleri ve çocuk sağlığına kilitlenmiş, sıcacık anne yazıları da olan sempatik ve faydalı bir site oluşturduğumu düşünüyorum. Her şey daha da güzel olacak bu adreste çünkü site hem görsel, hem de içerik
anlamında daha da ilerleyecek.

 

Devamı Haftaya 🙂

 

Nihan

Yorum yapın

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

Dünyanın En Uzun Süren Mutluluk Araştırmasından Notlar

İnsanoğlu çağlar boyunca mutluluğun sırrı üzerine düşünmüş ve mutlu olmak için çabalamıştır....
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir