Hayat Hep “Pelin’e” Güler

 

 

 

 

 

 

Hayat hep Pelin’e güleeeeeer…

Geçenlerde aklıma geldi sonra da dilime takıldı, Nil Karaibrahimgil in bu şarkısı, biraz hatırlatayım…

Hayat bazen birini seçer
Biz “pas!” deriz söz Pelin’e geçer
Pelin’in bir stili var
Mesela aşık olmaz
Biz hepimiz buluþuruz
Pelin’in vakti olmaz
Bak Pelin’e Pelin’e
Mor bana gitmez Pelin’e gider
O beni sevez Pelin’i sever
Kader bana gülmez
Pelin’e güler
Kimse beni çekmez
Pelin’i çeker
Hayat bazen birini seçer
Biz “pas!” deriz söz Pelin’e geçer
Pelin’in aşkı şuymuş
Dünyada bulunmaz
Pelin’in fikri Pelin’le yarışılmaz
Bak Pelin’e Pelin’e…

Çıkar Pelin’i koy Ahmet’i Mehmet’i Zeynep’i Ayşe’yi … İsim önemli değil ki… Hayatta insan bazen her kötü şeyin kendi başına geldiğini başkalarınınsa çok mutlu olduğunu hayatın hep ona güldüğünü veya onlara güldüğünü zannedebiliyor. Aşık olursun o sana aşık olmaz çektirir, mili piyango bilet alırsın sana çıkmaz ya da almazsın nasılsa başkasına çıkar, sen bişey yaparsın kimse seninkini görmez başkası yapar onu yere göğe sığdıramazlar, sen birşey dersin yedi cihan üstüne gelir, başkası der aa ne iyi düşündü derler, işe girersin babası buldu derler, torpil derler başkası girer vay be derler, hasta olursun kimse geçmiş olsun bile demez ama Pelin’in karnı ağrısa herkes başına üşüşür. Sen koca koca valizleri tek başına taşırsın Pelin’in torbasını bile taşırlar, sen tek başına yaşarsın Pelin’in misafiri, daveti, eğlencesi eksik olmaz. Onun daha ihtiyacı olmadan çözümler dibine düşer, hiç kilo almaz, saçları hiç kötü olmaz, kaşları hiç yamuk alınmaz, orkidi hiç kaymaz endişe etmez arkadaşına bir arkama baksana demez. Para sıkıntısı olmaz, her istediğini alır, migros alışverişini etiketlere bakmadan yapar. Çocuğu olur normal doğurur, sütü bol olur, kilo almaz zaten, bakıcısıyla hiç sorunu olmaz, kocası hep destek olur, lohusa olmaz, hep güler hep mutludur o yüzden HAYAT HEP ONA GÜLER aslında! Çünkü o kendi değerinin farkındadır, kendi kulvarından başka kulvarlara bakmaz, herşeyin en iyisine ve en güzeline layık olduğunu bilir ve inanır. Ne zaman neye ihtiyacı varsa onun ona geleceğine inanır, bilir endişe bile etmez… Oysa hepimiz bir an veya ömür boyu bir endişe içindeyiz, şu var bu var öyle olursa böyle olur, sütüm olmazsa, kocam terk ederse, annem kızarsa, babam ne der sonra, kendi istediklerimizi o ya da bu sebeplerle yapmayız veya mükemmel olucaz diye kasarız, mükemmel anne, mükemme iş kadını, mükemmel aşçı, mükemmel mükemmel mükemmel, oya Pelin’in umrunda değildir, Pelin öyle yaşar sadece anı yaşar endişe etmez hayat da ona güler zaten…

Mesela bir Pelin de Angelina Jolie kadın çok güzel, süper bir vücudu var, tüm erkekler ona hasta, dünyanın en yakışıklı adamı ile evli veya dünyanın en yakışlı adamı onun yanında üstelik bir düzine çocukları var, ne giyse yakışır, nereye gitse o en güzelini bulur giyer, onun oynadığı filmler gişe rekortmeni olur, kırmızı halıda en çok ona bakarlar, çocuk ister ikizleri olur, yetmedi bir tane daha olur, doğurur incecik olur, her gittiği yere çocuklarını götürme lüksüne sahiptir, para desen ganidir, Brad Pitt ile evlidir, BM gönüllüsü, iyilik meleği, eskiden uyuşturucunun dibine vurmuş olması bile önemli değildir, neyse bunlar dışarıdan görünenler bize Pelin gibi gelebilir bilemeyiz ki bu kadın bütün bunların fakında mıdır? Mutlu mudur? Bizim ona imrendiğimiz herşeyin değerini kıymetini o biliyor mudur ki? Lütfen yazı okuyan arkadaşlar aman Angelina Jolie ya mı özeniyor demesin ben sadece örnek veriyorum, bunun yerine iş yerinde başarılı bulduğunuz Ayşe’yi, her sınavda en yüksek notu alan yetmedi üniversite sınavlarında top çeken yan komşunun kızını, bilmem kimin abisini, ünlü düşünür yazarı, Steve Jobs’ı, annenizin bahsetmekten bıkmadığı arkadaşının kızını, güzel alımlı bakımlı iş kadınını, patronun gözdesini, o taş vücutlu bilmem kaç çocuk annesini, evinde çocuğuna bakabilenini, kimi koyarsan koy Angelina Jolie’nin yerine, ister anlık koy ister hayat boyu koy demek istediğimi anlayacaksın. Ne etrafındakileri Pelin gibi göreceksin ne de kendini Pelin in tam tersi gibi hatta dedim ya bilakis kendini Pelin gibi göreceksin ama sen beni anladın öyle egosu tavan yapmış burnu havada totosu fizanda gibi değil, en kötü olayda bile diyeceksin ki vardır bir hayır mutlu olmaya bakacasın, herşey de bir iyi yan göreceksin kasmadan. Sütün mü yok yok valla diyeceksin hayıflanmayacaksın, sezeryan mı oldun iyi ki olmuşum diyeceksin, öyle olması gerekiyormuş diyeceksin yapamadıklarına takılmayacaksın, Ahmet eşiyle çok mi ilgileniyor çok mu destek benim ki neden değil demeyeceksin, çocuğun kolik mi yahu olsun en kötü dert bu olsun geçecek diyeceksin allah dermansız dert vermesin diyeceksin, bakmayacaksın Pelin’e kendine bir anlık da olsa Pelin’ler yaratmayacaksın. Hayat hayıflanarak, yapmadıklarına odaklanarak geçirmek için çok kısa. Kimse neyin ne zaman olacağını bilemez kimsenin ahını almayacaksın, insanlığını untumayacaksın, kimseyi hakir görmeyeceksin…

Demeyeceksin bana piyangodan para çıkmaz, bu adam bana bakmaz ama şunu da demeyeceksin bu adam benden daha iyisini bulmaz ben bulunmaz hint kumaşıyım… Hepimiz yapıyoruz, yapmıyor muyuz? En mükkemeli ben olucam diye çıkmıyor mu güç savaşları? Ben bilirim benim ki doğru bende en iyisi var, ben en iyisini yapacağım, en iyisini olacağım? Şişkin Ego insanlar Pelin kıvamında gezerken aslında hiç de öyle olmadıklarını, mahsunkırmızıgüller de Pelin gibi gördüklerinin aslında pek de birşeye benzemediğini veya aslında böyle kavramlar olmadığını başına ne gelirse gelsin bir hayra veslie olduğunu anlayacaktır işte o zaman komşunun kızına bakarak, ona yetişmeye çalışarak onun gibi olamadığı için üzülerek geçirdiği zamanlara acıyacaktır! Bir vakit insan bir olayla birşeyle anlıyor hayatının sahip olduklarının değerini ve sahip olamadığı şeylere bakmaktansa, sevgiyle sarılmaya bakıyor sahip olduklarına. Para pul değil sağlık sıhat en büyük zenginlik dilerim kimse kötü bir şekilde öğrenmez hayatının kıymetini. Kendini mutsuz ettiği konulara şöyle bir durup bakınca insan ne salakmışım boşa geçirmişim vaktimi neden kızmışım ki neden takılmışım ki diyor. Diyor diyor birileri sana ömrünün limitini hatırlatıyor, bir son nefes vaktinin olduğunu acımasızca gösteriyor o zaman bir bakıyorsun anlıyorsun ne değerli ne değersiz o zaman görüyorsun nelerle vakit kaybetmişsin. Şimdi sana o yıllarını anlarını verseler neler yaparmışsın ama çok geç oluyor o zaman hazır şuan vakit varken bugünden başla değerine sahip çıkmaya boşa vaktit geçirme sevgiyle kabul et herşeyi… Herkesi ve herşeyi tam olduğu haliyle tam olduğu gibi seviyorum demeye başla hayat da sana gülsün…

Not: Hayat hep bana güler derken Egonla değil sevgiyle diyeceksin! Kendini pompalayacaksın ama dengede olacaksın abartmayacaksın!

Pelin yerine kendini koyacaksın! Değerini bileceksin hayat hep bana güler diyeceksin hiçbir şeyin iç yüzünü, sonunu bilemezsin, dışarıdan gözükenle içerisi farklı olabilir. Kendi kulvarına bakacasın, hani yüzme havuzunda kulvarlar varya, herkes kendi kulvarında yüzer yan tarafa bakmaz ya hayatın ona ne sunduğu ne sunacağı o kişiye özeldir, birinin yaşadığını bir diğeri yaşamayabilir, üzüldüğüne üzülmeyebilir, hep en başarılı en iyi o gibi görünebilir öyleymiş gibi gelebilir. Özellikle hollywood gibi herşeyin bize peri masalı gibi sunulduğu gösterildiği yapay sunumlardan reklamlardan alacağın şey sadece görüntü olmalıdır, o denenler, olanlar, gösterilenlere takılmadan bende neden yok, tabi hayat onlara güzel, o kadar param olsa gibi cümleler kurmadan kendi hayatına bakıp mutlu olacaksın. Hayatta en büyük zenginlik ve mutluluk sağlıktır, kaybetmeden değeri de pek anlaşılmaz  o eksik bu olmaz o şu bu derken kaybettiğin zamanlara yazık en büyük zenginiğin sağlığın ve vaktin hiçbiri geri gelmez! En mükkemel olmaya çalışmak iyi de saplantı haline getimeyeceksin, hata yapabileceğini kabul edeceksin o hataların bile bir anlamı var bilekcesin, seveceksin hatalarını. Eksiğiyle fazlasıyla kendi hayatını seveceksin, hayatın hep kendine güleceğine inanacaksın, en boktan durumda bile her işte bir hayır vardır diyeceksin, kaç günlük ömrümüz var hayatı hayıflanarak, mutsuz olarak, eksiklere takılarak, yapamadıklarımıza bakarak geçirmek vakit kaybı! Şair şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler derken kaybolan yıllarını kaybederken farkında mıdır sizce? Hazır şimdi vaktiniz varken kurtulun yüklerinizden, bırakın neden o öyle oldu bu böyle olmadıları, o bana neden bunu yaptıları…

Ego herşeyi yaptırır hem de hemen aceleyle endişeyle, seslenir kulağına, çekil git dersin daha sevimli bir şekilde geri gelir, oysa üst ben naziktir, sessizdir, sakindir… İç sesinizi egonuzla karıştırmayın…

Ay benim kimseye bişey dediğim ettiğim yok, ne yazdım sorma neden ben de bilmiyorum öyle içimden geldi yazdım sonuçta içimden geldiği kadar içten işte! Bırak egonu dinle iç sesini onu da egonunkiyle karıştırma 🙂 iç sesim diyip diyip egonu dinleme benden söylemesi 🙂 kışt kışt ego ben üstbenimle yürüycem…

Nihan

Yorum yapın

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

Anneanne Olma İşinden İstifa Edeceğim!

Evde bakılacak o kadar çok bebek, çocuk var ki bu anneanne olma...
Devamı

4 Comments

  • çok içten bir yazı olmuş, yüreğine sağlık. sana sonuna kadar katılıyorum. hep beterin beteri vardır diyorum, demeye çalışıyorum. Her halimize bin şükür diyorum. hatta bir de blog açtım kendim için, şükrangünlüğü adı. şükredecek şeyleri yazayım unutmayayım diye. sevgiler..

    • Ne güzel! yazımı sevmene çok sevindim 🙂 sukrangunlugunun linki nedir 🙂 sukredelim tabi sukredilecek pek cok seyimiz var hatirlamak hatta bilinclatimiza kazimak lazim! negatif pek cok seyi kaziyoruz pozitifleri nedne kazimayalim?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir