İrade Sahibi Çocuğunuza Nasıl Ebeveynlik Yapmalısınız?

İradeli, inatçı ya da bir diğer deyişle biraz dediğim dedik bir çocuğunuz mu var? Çok şanslısınız! Küçük yaşlarda irade sahibi çocuk sahibi olmak büyük bir zorluk olarak karşımıza çıksa da iyi birer ebeveyn olup bu konuda dikkatli davrandığınızda bu inatçı çocuklarınızın müthiş gençlere dönüştüğünü göreceksiniz. Bu çocuklar kendi kendini motive edebilen ve gücünü kendi içinden alan bireyler olarak isteklerinin arkasından giderler ve akran baskısından etkilenmezler. Aileleri onların bu isteklerini kırma eğilimi göstermedikleri sürece bu inatçı çocuklar çoğu zaman lider olur.  

İrade sahibi biraz da dediğim dedik çocuk aslında tam olarak nedir? Aileleri bu çocukları zor ve inatçı olarak tanımlarken biz bu çocukları kendi içlerinde bütünlüğü olan ve kolayca fikirlerinden vazgeçmeyen insanlar olarak görebiliriz. Bu çocuklar güçlü ve cesurdur. Başkalarının söylediklerini direkt kabul etmektense kendi başlarına öğrenmeyi tercih ederler. Bu yüzden limitleri sürekli zorlarlar.  Kendilerinden sorumlu olmak isterler ve “haklı olmalarını” her şeyin üzerine koyma dürtüsüne de sahiptirler. Bir şeyi kalplerine koyduklarında ve istediklerinde, beyinleri tam gaz yola devam eder. Bu çocuklar tutkulu hislere sahiptir ve tam gaz yaşarlar.

İradeli çocuklar sıkça aileleriyle sorun yaşamaya meyillidirler. Ama güç savaşının yaşanması için iki kişiye ihtiyaç duyulmaktadır. Yani davet edildiğiniz her argümana katılmak zorunda değilsiniz. Siniriniz zıplatıldığında derin bir nefes alırsanız ve çocuğunuz başını dik tutmasına izin verebileeğinizi ve hala kendi istediğinizi alabileceğinizi kendinize hatırlattığınızda güç savaşlarından nasıl kaçabileceğinizi öğrenmiş olacaksınız. (Dört yaşındaki çocuğunuzun dört yaşındaymışınız gibi davranmanıza neden olmasına izin vermeyin!)

Hiçkimse ne yapacağının söylenmesinden hoşlanmaz fakat dediğim dedik çocuklar için bu durum katlanılmazdır. Ebevenyler her ne kadar sınırları kendileri çizseler de çocuklarının anlaşıldığı hissiyatını oluşturarak onlara yardımcı olabilir. Empati yapmaya çalışın, seçenekler sunun ve saygının iki yönlü olduğunu anlayın. İnatçı çocuklarınızı patlamaya hazır bir hale getirecek kuralları belirlemektense kazan/kazan çözümleri arayın ve uzlaşma ve anlaşma becerileri kazanmalarına yardımcı olun.

Bu çocuklar sadece “çok zor” değiller. Eğer başka birinin isteğini kabullenmek zorunda bırakılıyorlarsa bütünlüklerinin tehlikede olduğunu hissediyorlar. Seçim şansı verildiğinde ise işbirliğine gitmekten hoşlanıyorlar. Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa ve itaat önemliyse, bir daha düşünmenizi isterim. Tabi ki sorumluluk sahibi, saygılı ve zor olsa bile doğru şeyi yapan işbirlikçi bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz. Fakat bu özellikler itaate çıkmıyor. Bu sizin doğru şeyi yapacağınızı çünkü bunu yapmak istediğinizi gösteriyor.gorsel

 

Ahlak size ne söylenirse söylensin doğru olanı yapmaktır. İtaat ise doğru olan ne olursa olsun size söyleneni yapmaktır.

– H.L. Mencken

Tabi ki çocuğunuzun sizin söylediklerinizi yapmasını istiyorsunuz. Tabi ki bu onun itaatkar olmasından değil yani kendisinden büyük biri bir şey söylediği için onu dinlemesi anlamına gelmemektedir. Sizin söylediklerinizi yapmasını istiyorsunuz çünkü size güveniyor, çünkü onun her istediğine evet demeseniz de bunu onun iyiliğini düşünerek söylediğinizi biliyor. Kendini disipline edebilen, sorumluluk sahibi ve düşünceli bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz.Hatta en önemlisi kime güveneceğini ve kimden etkilenmesi gerektiğinin farkına varabilecek bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz.

Bir çocuğun direncini kırarak onun iyiliğini düşünmeyenlerin etkisine de açık hale getirmiş olursunuz. Hatta bu yaklaşım ebeveyn olarak kurduğumuz manevi bağa ihanet olur. Yüksek enerjileri, sizi zorlayan yapıları ve ısrarcı yapıları sebebiyle idare etmesi zor olan bu çocukları korumak ve işbirliğine yöneltebilmek için neler yapmalıyız?

İnatçı ve dediğim dedik çocuklarla başa çıkmak için 10 tavsiye

  1. Bu çocukların deneyimsel öğrenme eğilimleri olduğunu hatırlayın.

Deneyimsel öğrenme nedir derseniz sobanın gerçekten sıcak olup olmadığını dokunarak anlamaları olarak özetleyebiliriz. Eğer ortada can sağlığını ciddi anlamda tehdit eden, onun yaralanmasına neden olacak bir olay yoksa onları denetlemek yerine deneysel yollarla bir şeyler öğrenmesine fırsat vermek çok daha etkili olacaktır. Tabi ki böyle bir çocuğa sahip olduğunuzda sizin sınırlarınız sürekli test edilecektir fakat bu onun öğrenme tarzı. Bu durumu içselleştirdiğinizde sakin kalmanız daha kolay olacaktır ve ne sinirleriniz ne de ilişkiniz zarar görmeyecektir.

  1. Onun için hakimiyet her şeyden önemli.

Olabildiğince kendi aktivitelerinin sorumluluğunu almasına izin verin. Dişlerini fırçalaması için başının etini yemeyin. Onun yerine “Evden ayrılmadan önce neler yapmamız gerekiyordu” diye sorun. Boş bakıyorsa minik listeyi sıralamaya başlayın: “Her sabah kahvaltı yapar, dişlerimizi fırçalar, tuvaleti kullanıp ihtiyaçlarımızı karşılar ve çantamızı toplarız. Çantanı hazırladığını gördüm bu muhteşem. Evden ayrılmadan önce başka ne yapman gerekiyor?”

Bağımsız olduğunu hisseden ve kendi sorumluluğunu almış olan çocuklar muhalif olma ihtiyacı duymaz. Söylemeye gerek olmasa da onlar kendi sorumluluklarını çok daha öncesinde yerine getirir.

  1. Çocuğunuza seçenek sunun.

Emir verirseniz büyük ihtimalle sinirlenecektir. Eğer seçenek sunarsanız kendi kaderinin ustası olduğunu düşünür.Tabi ki sunacağınız seçeneklerin sizi rahatsız etmemesi gerekiyor. Yani seçenek sunuyorum derken çocuğunuza kendi gücünüzden vermeyin. Eğer bir dükkana gitmeniz gerekiyor ve bu durum tartışmaya açık değilse fakat çocuğunuz oyun oynamaya devam etmek istiyorsa en mantıklı seçenek:

“Evden şimdi mi çıkmak istersin yoksa 10 dakika sonra mı? Tamam, olay çıkarmadan 10 dakika daha? Hadi el sıkışalım….ve 10 dakika içinde oyun oynamayı bırakmak zor olduğuna göre sana nasıl yardımcı olabilirim?” diye sorun.

  1. Giyim kuşam konularında kendi kararlarını almasına izin verin.

“Bugün ceket giymek istemediğini görüyorum. Bugün hava soğuk ve ben kesinlikle ceket giyeceğim. Sağlıklı ve güvenli kaldığın sürece tabi ki kendi vücudunla ilgili kararları almaktan sen sorumlusun. Fakat dışarı çıktığımızda muhtemelen üşüyeceksin ve eve dönmek istemiyorum. Ceketini sırt çantana koyalım ve fikir değiştirirsen yanında olmuş olur. Ne dersin?”

Eğer ceket giymek istediğinde siz kazanmış gibi görünmezseniz zatürreye yakalanmayacaktır. Ceket istediğinde bir mücadeleyi kaybetmiş ve saygınlığını yitirmiş olarak hissetmeyecekse soğuğu hissettiği an ceketi giymek isteyecektir. Evin içi sıcakken dışarıdaki soğuğu hayal etmek onun için zordur ve bu sebeple ceket giymek çok mantıksız gelmektedir. Bu yüzden doğru bir karar aldığını düşünmekte ve doğal olarak size karşı gelmektedir; çünkü vücut ısısı onu yönlendirmektedir. Çocuğunuzun özgüvenini zedelemek istemezsiniz. Sadece yeni bir bilginin fikirleri değiştirmesinde utanılacak bir durum olmadığını öğretin.

  1. Rutin ve kurallar ile güç savaşlarından kaçının

Bu yolla etrafta gezinen kötü patron olmazsınız.

“Plana göre akşam 8’de ışıklar söner. Acele edersen iki kitap için vaktimiz var.” Ya da “Bizim evimizde televizyon izlemeden önce ödevler bitirilir.” şeklinde çocuğunuza yaklaşabilirsiniz.

  1. Size karşı gelmesi için zorlamayın

Tüm yaş gruplarında güç kullanılması “geri tepme” durumunun ortaya çıkmasına neden olur. Eğer sert davranırsanız çocuğunuzun size karşı gelmesine neden olacak bir durum yaratmış olursunuz ve ona bu davranışı için sebep vermiş olursunuz. Ne zaman güç savaşı olduğunu ve kazanmaya yatırım yaptığınızı bilirsiniz. Sadece bir durun, derin bir nefes alın ve kendinize çocuğunuzla olan bir savaşı kazanmanızın size daha büyük ve önemli bir şeyi kaybetmenize neden olacağını unutmayın: ilişkiniz. Emin değilken:

“Tamam bu konuda kendi başına karar verebilirsin.” deyin

Eğer karar veremezse hangi kısmında kendi karar verebileceğini söyleyin. Sağlığını ya da güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde kendi bağımsızlık ihtiyacını gidereceği bir yol bulun.

  1. Çocuğunuzun başını dik tutmasına izin vererek güç savaşlarından kaçının

Haklı olduğunuzu ispatlamak zorunda değilsiniz. Mantıklı beklentiler koymalı ve bunları uygulamalısınız. Fakat ne olursa olsun çocuğunuzun kendi isteğini hiçe saymasın ya da zorla sizin görüşünüzü benimsemesi için çalışmayın. Sizin istediğinizi yapmak zorunda olsa da kendi fikirleri ve hisleri olmasına hakkı vardır.

  1. Onu dinleyin.

Yetişkin olarak en iyiyi bildiğinizi ön görürsünüz. Fakat dediğim dedik diyen çocuğunuzun da bir fikre sahip olmasının kendince bir sebebi vardır ve kendisine önemli görünen bir şeyi korumaya çalışmaktadır. Onu sakince dinleyerek ve sözlerine tepki vererek size karşı olmasının arkasındaki gerçek nedeni görebilirsiniz. Eleştirel olmayan bir yaklaşım sergileyin:

“Banyo yapmak istemediğini anladım. Peki neden istemediğini bana açıklayabilir misin?”

Açıklamasını dinledikten sonra size çok saçma gelse de kendisinin bir mantığı olduğunu unutmayın ve eğer kavge edip onu banyoya zorla sokarsanız onun böyle istemesinin arkasında yatan nedeni hiçbir zaman öğrenemeyeceğinizi unutmayın.

  1. Onun bakış açısından görmeye çalışın.

Örneğin ona verdiğiniz bir sözü unutmanız sebebiyle size kızgın olabilir. Siz onun inatçı olduğunu düşünüyorsunuz. O ise üzgün ve sizin ikiyüzlü olduğunuzu düşünüyor çünkü onun verdiği sözden dönme hakkı yokken siz sözünüzü tutmuyorsunuz. Bu durumu düzeltip devam etmeye ne dersiniz? Sözünüzü tutamadığınız için içten bir özür dileyin ve ona verdiğiniz sözleri tutmak için elinizden geleni yapacağınızın sözünü verin. Eğer bir kıyafeti yıkama sözü verip tutmadıysanız bu olaydan sonra gidin beraber yıkayın. Böylelikle onun gelecekte kendi ihtiyaçlarını kendisi giderebilmesi noktasında yardımcı olmuş olursunuz. Kendinize nasıl davranılmasını istediğinizi aklınızın bir köşesinde hep bulundurun ve çocuğuna o şekilde davranın.

  1. Asla ceza ile disipline etmeye çalışmayın

Çocuklar bir kavganın ortasındayken hiçbir şey öğrenmez. Hepimize olduğu gibi o anlarda çocuklar adrenalin pompalarken öğrenme mekanizmaları kapanır. Çocuklar bizi mutlu etmek için davranılar. Ne kadar çok kavga eder ve cezalandırırsanız sizi mutlu etme isteğini de o kadar baltalamış olursunuz. Çocuğunuz üzgünse, kızgınlığını, üzüntüsünü ya da hayal kırıklığını dışa vurmasına yardımcı olun. Hepsi buharlaşıp gidecektir ve evinizde herkesin birbirine kibar bir şekilde konuştuğunu ona hatırlattığınızda sizi dinlemeye hazır olacaktır. (Tabi ki bu konuda model olması gereken sizlersiniz. Çocuğunuz her zaman sizin söylediklerinizi yapmayacaktır fakat günün sonunda sizin yaptıklarınızı yapacaktır.)

  1. Saygı gösterin ve empati kurun.

Bu çocuklar saygı için savaşır. Eğer onlara saygı duyarsanız bunu elde etmek için savaşmasına gerek kalmayacaktır. Ve hepimiz gibi anlaşıldığını hissetmesi oldukça önemlidir. Onun bakış açısını görüp yanlış olduğunu düşünürseniz, örneğin bayram namazına giderken superman pelerini giymesi ve tabi ki siz bunun yanlış olduğunu düşünüyorsanız – sınırları belirlerken empati kurduğunuzu göstermeli ve onu anladığınızı göstermelisiniz.

 

*bu yazı çok severek takip ettiğim yabancı kaynaklardan çeviridir.

 

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

cannes… nice…monaco…montecarlos…sirmione…como…milano…

bayram tatilinde annem babam ve kardeşimle beraber ufak çaplı bir tura çıktık…...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir