Kanada Okulları

Daha evlenmeden, çocuk sahibi olmadan okul düşünen insanlarız biz, çünkü bizim öyle başka ülkelerde olduğu gibi güzel imkanlarımız yok eğitim konusunda. Daha çocuk doğmadan nerede okuyacağının, nasıl okuyacağının derdine düşüyoruz. Devlet okullarının koşulları ve imkanları ailelerde hep soru işaretleri oluşturuyor.  Çocuğu için hep daha iyisini isteyen, ikbal ve istikbalin okuldan geçtiğine inan toplumun fertleri için okul çok önemli. Pek çok aile eğitim başta olmak üzere çocuğunu yurt dışında dünyaya getiriyor.

Türkiye’nin toplam nüfusuna baktığımızda TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre 77milyon 695bin 904 ün %29,4 ünü yani 22milyon 838 bin 482sini çocuk nüfusu oluşturuyor. Çocuk nüfusunun  %27,6 sı 0-4 yaş, %27,7 i 5-9 yaş , %27,4 ü 10-14 yaş ve kalan %17,4 ü ise 15-17 yaş aralığında.

Ülkemizdeki devlet okullarının en iyileri malesef bir elin beş parmağını geçmiyor ve bunlar özellikle lise. Bence ilkokul ve anaokulu liseden daha değerli çünkü çocuk gelişimini o döeneme kadar tamamlıyor. Bu döenmi iyi geçiren, değerlendiren, yeterince oyun oynayabilen çocuklar lise de çok daha mutlu oluyorlar. Bir de bence en büyük başarı kişinin mutluluğu…

Günümüzde Özel Okullara rağbet oldukça fazla hatta devlet bile yükünü özel sektör ile paylaşmayı planlıyor. Devlet okuluna inanan ve deneyen hatta biz okuduk çok güzeldi diyen aileller dahi bizim zamanımızdaki gibi değilmiş diyip alternatif arıyorlar. Haksız da sayılmazlar çünkü 2002-2003 verilerine göre 12milyon 831bin 830 öğrencinin 222bin992si özel okulda okurken 2014-2015 verilerine göre 1milyon 95bin 747 öğrenci özel okulda okuyor. Bu verilere baktığımızda anaokulu dahil ilk öğretim ve lise de okuyacak çocuk sayısı oldukça fazla. Her sene 1 milyonun üzerinde bebeğin de Türkiye nüfusuna katıldığını düşünürsek okul konusu gittikçe önem kazanıyor.

Hiç şahit oldunuz mu bilmiyorum ama yeni tanışan anneler arasındaki ilk konuşmalar genellikle şu şekilde ilerliyor: Kaç yaşında? (kendi çocuğuyla karşılaştıracak) İsmi ne? Hangi okula gidiyor? İlkokul da nereye vereceksiniz? (kendi tercihleri ve ebeveynliği ile karşılaştırıyor) Konuşma şöyle devam ediyor: Ben doğar doğmaz falanca okula yazdırdım sıra gelmiyormuş, şu okulun da kurasını bekliyoruz, falanca okuldan da haber eli kulağında gerçi kayıtlara geç kalmışız . Benim çocuğun yurt dışı pasaportu var, o yüzden yabancı okul düşünüyoruz (ki ülkemizde ki 8bin316 özel okul arasında toplamda yabancı özel okul sayısı 12) bir de belki şu  MEB diploma denkliği olmayan okul var orası alırsa yeme de yanında yat (şimdiye kadar Türk öğrenci alma sayısını araştırmak lazım ben son 5 senedir 2 isim biliyorum)… İlkokulda devlet okuluna vermeyi isteyen fakat ilkokul zamanı gelince vazgeçenler de oldukça fazla çünkü iş başa düşmeden bilinmiyor. Canım ne var veririz devlet okuluna diyenler arasında mutlu olanların sayısını bilmek isterdim zira duyduklarım tamamen tersini gösteriyor.  Demek istediğim şu ki herkes bütçesine, koşullarına, çocuğuna ve hayallerine göre bir takım kriterler belirliyor ve bu doğrultuda okul seçiyor. Bunların bir kısmı bilinçli, bir kısmı imkanlar dahilinde en iyisi bir kısmı da en iyi okul en yakın okuldur anlayışı ile seçilmiş okullar olabiliyor.

Ben iyi doktor ve okul için her yere giderim kafasındayım!

Öyle ki Can Ali 1-2 yaşlarındayken kardeşim, teyzelerim, dayılarım, kuzenlerim neredeyse ailemin yarısı Kanada’da yaşadığı için kendimi şanslı hisediyordum ve  burada “istediğim” gibi bir okul bulamazsam oraya giderim düşüncesi vardı kafamda. Bu durum beni çok rahatlatıyordu çünkü bana göre okul, kişinin özel ilgi alanlarını fark etmesine ve gelişimine destek olurken kişiliğini de yok etmemeliydi. Ayrıca öğrenilebilecek en güzel şey de dildi bu yaşlarda. Hatta mümkünse 2 yabancı dil aynı anda bile öğrenilebilirdi, onun dışında oyun oynasın, oynarken öğrensin, illa masada oturması gerekmesin, kurulmuş bebek gibi olmasın, oradan o sınıfa sürüklenmesin, zorla yemek yedirilmesin, yemekler dışarıdan gelmesin, yemeklerin malzemeleri taze ve iyi olsun, kurallar olsun ama çocuklar robota da dönmesin, kendi ihtiyaçlarını kendisi görebilen çocuklar olsundu. Kısacası ben çocuğumun hangi okulda okuduğu ile değil nasıl bir birey olduğu ile mutlu olmak istiyordum. Falanca okulda okuyor yerine Can Ali bu, Lila bu diyeyim ve bu arada da yabancı dil öğrensinler istiyordum. Bahçe zamanı da benim için çok önemliydi günlerinin yarısını içeride yarısını dışarıda hatta mümkünse tamımını dışarıda geçirsinler istiyordum. Okul isminden çok okulun nasıl bireyler yetişmesine olanak verdiğine bakıyordum ben ve okul seçimimi de bu yönde yaptım.

Bana soruyorlar hangi okul diye (bunu güvenlik sebebiyle açıklamıyorum fakat yüz yüze karşılaştığım ya da bir şekilde tanışıklığım olan kişilerle paylaşıyorum) bence hangi okul sorusu sizin ve çocuğunuzun ne istediği ve ihtiyacı ile doğru orantılı.  Çocuğunuzun nasıl bir ortamda yetişmesini istiyorsanız okul seçimini de buna göre yapmalısınız. Okulun vizyonu, ortamı ve disiplin uygulaması aile anlayışınıza uygun olmalı, sizin içinize sinmeli siz kararınızda net olunca çocuklar da buna uyuyorlar, sizin şüphe veya endişeniz olunca çocuğunuz da bunu hisediyor ve size yansıtıyor.

Size kendi tecrübemden bahsetmek isterim ben de bir dönem okul furyasına kapıldım. Mevcut okulumuzdan memnun olmama karşın acaba ben de ismi olan, marka değeri bulunan zor alınan zor girilen okullardan birine mi vermeliyim ya da acaba akademik olarak yeterli mi endişesine kapılmadım değil. Dil eğitimi süper ama… dediğim günler oldu. Ne tesadüftür ki benim kafamda bu soruların olduğu günlerde Can Ali de okula gitmek istemediğini söylemeye başladı, çünkü çocuklarımız bizim birer minik aynamız. Kafamdaki soruları bir bir kağıda döktüm ve bu okul olmasa hangi okullar olabilir tek tek yazdım, hepsine Can Ali ve babası ile beraber gidip kafamızdaki soruların hepsine yanıt bulduk. O soruların sadece bir aldatmaca olduğunu fark ettim, zihnim benimle oyunlar oynuyordu, çünkü benim için en önemli kriterlerin birleştiği okulu ben zaten bulmuştum. Ne tesadüftür ki bu endişeleri kafamdan atınca Can Ali de okulunu ne kadar sevdiğini dilinden düşürmez oldu…

Okul seçerken nelere dikkat edebileceğinizi bana soracak olursanız (ki ben uzman değilim ama uzmana zaten soruyorsunuzdur, benim fikrimi soracak olursanız) sorgulayabileceğiniz temel konuları biraz özetlemeye çalışayım:

Gün boyu çocuğunuzu emanet ettiğiniz okuldan çocuğunuz ile ilgili geri bildirim veriliyor mu? Haftalık ders içerikleri, hangi saatte ne yapacakları ve hangi gün ne yiyecekleri iletiliyor mu? Bir kaza anında nasıl bir aksiyon planları var, yangın, deprem gibi doğal afetler ile ilgili uygulamaları neler. Çocukları okuldan kimler alabiliyor. Okul kaç saat. Uyku zamanı var mı? Okul dışı aktiviteleri var mı? Okulu neden tercih etmeniz gerektiği ile ilgili kendi beyanatları neler? Öğretmenler ile ilgili genel bilgi, nasıl bir eğitimden geçiyorlar, ne tür özellikler aranıyor öğretmen tercihlerinde? İlkokul için de benzer soruları sorup haftada kaç saat yabancı dil alabileceğini ve ikinci yabancı dili kaç saat alabileceğini net olarak sorabilirsiniz. Okul gezileri ve okul içi aktiviteler konusunda bilgi alabilirsiniz neticesinde çocuklar becerilerini ortaya çıkarıp geliştirecek. Okulun herkese eşit mesafede olup olmadığına bakabilirsiniz. Okulun söylemleri ile okulun içinin birbiriyle örtüşüp ötüşmediğini sorgulayabilirsiniz. Bahçede ki çocukları gözlemleyebilirsiniz. Bunun dışında da mükemmel anne olmaktan çıkıp çocuğum ne ister ben ne isterim ve orta noktayı nasıl bulabilirize bakmak çocuğun da okula severek gitmesi için önemli bir kriter olacaktır diye düşünüyorum.

Akademik kariyer, titre, çocuğunuzun mutluluğu, sizin mutluluğunuz, günün büyük bir bölümünü geçireceği yer konusunda onun da söz hakkı olduğunu hatırlatmak isterim. Çocukların çok kafasını karıştırmamak da gerekiyor o yüzden siz emin olduktan sonra onunla da bu konuyu konuşup hoşuna giden gitmeyen yönleri konusunda sohbet edebilirsiniz. Belki bazı konuları okula kendisinin iletmesini de sağlayabilirsiniz. Bizim yaşadığımız bir olaydan örnek verecek olursam, Can Ali okula scooter ile gitmek istiyordu ben de bunun mümkün olmadığını okul kuralları gereği scooterını evde bırkaması gerektiğini söyledim.  O ısrar edince peki o zaman okula sor izin verirlerse alabilirsin dedim. Sonuçta ne mi oldu? Can Ali talebini okula iletti okula scooterunu getiremeyeceğini ama isterse birlikte bir outdoor festivali organize edebileceklerini oraya da herkesin istediği bisiklet, scooter gibi outdoor oyuncaklarını getirebileceklerini ilettiler. Can Ali çok mutlu oldu ve bir daha scooter unu okula sokmayı teklif bile etmedi…

Bu yazıyı yazmamdaki asıl sebep geçen hafta Kanada Okulları ile tanışmam oldu. Ben okul kararımı verdim fakat okul seçimini henüz yapmamış olanlara ve Kanada Okullarını merak edenlere okul yöneticilerinden edindiğim bilgileri aktarmak istedim.

Kanada Anaokulu’nu Blogcu Anne den duymuştum kendisi okul ile ilgili çok detaylı bir yazı yazmış, yazısını buradan okuyabilirsiniz http://blogcuanne.com/2015/08/11/kanada-egitim-sistemi-turkiyede/ ben de Yeşim Mutlu’nun davetiyle Kanada İlkokulu’nun açılacağı Ulus Kampüsü’nü ziyaret ettim. Biliyor musunuz bilmiyorum ama Kanada eğitim sistemi eğitim alanında dünyanın en başarılı ülkeleri arasında en üst sırada yer alıyormuş. Kanada Eğitim Bakanlığı girişimi ve desteğiyle de 14 ülkede bu sistemini uyguluyormuş, mevcut ülkenin eğitim sistemi ile Kanada ekolü harmanlanıp, çocuklara küçük yaşlardan itibaren çok dilli ve çok kültürlü eğitim alma fırsatı yaratıyorlarmış.

2008 yılında proje çalışmaları başlamış ve ilk olarak Kanada eğitim sistemi ve müfredatının en uygun şekilde Türkiye’ye adapte edilmesini sağlayacak çalışmalar yapılmış ve sonuçta 2015 yılında ilk olarak Levent ve Çamlıca’da Kanada Anaokulları  açılmış.

Bu sene yani 2016-2017 eğitim öğretim yılında ise Ulus Kampüsü’nde üçüncü anaokulu ile beraber ilkokulu da açılıyormuş. Yetkililerin ilettiklerine göre önümüzdeki yıllarda ortaokul ve lise de açılacakmış ve bu sayede buralardan mezun olan öğrenciler Kanada Üniversitelerine doğrudan devam etme hakkına sahip olacaklarmış. Kanada Okulları yetkilileri, Kanada’daki üniversitelere doğrudan devam etme hakkına sahip olan öğrencilerin, Kanada’da  oturma hakkı olabildiğini belirtti. Kanada Okulu öğrencileri Kanada’daki üniversitelerde Kanada vatandaşları ile eğitim konusunda aynı koşullara sahip olacaklarını ilettiler.Kısacası çocuğunuz Kanada Okullarında okurken Kanada Eğitim Bakanlığına bildiriliyor ve belgeleniyor, bu sayede istediği zaman sene kaybetmeden Kanada’da eğitimlerine devam edebiliyor.

Kanada Okullarında çalışacak tüm öğretmenler Kanada’da görev yapmış ve Kanada Eğitim Bakanlığı tarafından atanmış eğitimcilerden oluşuyormuş. Her sınıfta bir Türk bir de yabancı öğretmen bulunuyormuş (ki buna özel okulların pek çoğundan aşinayız farkı ise burada Kanadalı öğretmen yani native speaker ve yanında bir Türk öğretmen olması olduğunu belirttiler). Kanada eğitim sisteminin en önemli noktalarından biri olarak eğitimde süreklilik yani öğretilen bir şeyin yıllar içinde tekrarlanarak derinlemesine bilgi edinmeleri olduğunu ilettiler. Ayrıca öğrenci hakkında geri bildirim ve sadece sınavlar ile test edilmemeleri sene içerisindeki değerlendirmeler ile de notlandırılmaları Kanada Okullarının avantajları olarak sayıldı.

Diğer taraftan beslenmeye ilişkin uygulamaları da diğer okullardan farklı. Küçük yaşta beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, hazır ve paketlenmiş gıda kullanmamaları, organik ürün alışverişi yapıp her okulun başında bulunan şefler tarafından pişirilmesini ve şeflerin okul müdürüne değil direk Kanada Okullarının yönetimine bağlı bulunmasını çok önemli bir detay olarak ilettiler. Beslenme alışkanlıklarının küçük yaştan kazandırıldığını okulun da burada çok önemli bir yerinin olduğunu dolayısıyla bu eğitimin de okulda uygulamalı olarak verilerek rol model olmak istediklerini belirttiler. Rol model olma anlayışlarının da okulun  genel felsefesi olduğunu da vurguladılar.

Kanada Okulları öğrencileri anaokulundan itibaren İngilizce ve Fransızca eğitim alabiliyorlarmış. Kanada İlkokulu’nda benzer şekilde bir eğitim planladıklarını ilettiler. İlkokulda Türkçe ve Sosyal Bilgiler dersleri dışındaki tüm dersleri, Kanadalı öğretmenler tarafından İngilizce olarak vermeyi planladıklarını ilettiler ve bu konuda MEB ile görüştüklerini ilettiler. İkinci yabancı dil için de anadili Fransızca olan öğretmenler tarafından Fransızca eğitim vereceklerini, okulda bir de Fransız müdür bulunacağını da ilettiler.

Okulun ticari olarak kayıtlarını sordum. (Dileyen bana mail atabilir ya da instagram hesabımdan şirketin ismini görebilir) Kanada okullarının ülkemizde açılması için Türkiye’de bir şirket kurulduğu ve şirketin yönetiminin uzman profesyonellerden oluşan, aşağıda detaylarını paylaştığım Yüksek İstişare Konseyi tarafından yapıldığı bilgisini aldım Kanada Okulları Türkiye Koordinatörü Ayşen Karşit hanımdan.

Kanada Okulları Yüksek İstişare Konseyi:
o   Dr. Yılmaz Argüden – Türk Kanada İş Konseyi Kurucu Başkanı
o   Prof. Dr. Erhan Erkut – MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı
o   Prof. Dr. Murat Tarımcılar – TED Üniversitesi Rektörü
o   Ayşen Karşit – Kanada Okulları Türkiye Koordinatörü
o   Heather Jones – Kanada Okulları Eğitim Direktörü
o   Eric Smith – Kanada Ottowa (Başkent) Uluslararası Okullar Direktörü

Devlet eğitim ile ilgili yükünü özel sektör ile paylaşarak devlet okullarındaki derslik ve öğretmen ihtiyacının azalmasını sağlayarak buradaki kaynağın da eğitim niteliğinin artırılması için kullanılabilmesini planlarken özel okullar ile ilgili bilgi ihtiyacımızın arttığı bu dönemde, kulaktan dolma bilgiler yerine önceliklerinizi belirleyip, sorularınızın her birine yüz yüze yanıt bulmanızın sizleri çok daha sağlıklı bilgiye ulaştıracağını düşünüyorum. İçinize sinen, aklınızın ve kalbinizin buluştuğu, çocuğunuzun mutlu olduğu okulunuza en kısa zamanda kavuşmanız dileğiyle…

Not: Kanada Okulları ile ilgili daha detaylı bilgiye www.kanadaanaokulu.com ve www.kanadailkokulu.com adreslerinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca instagram üzeriden #KanadaOkullarıTurkiyede etiketini de aratabilirsiniz.

Kanada okulları instagram sayfası: https://www.instagram.com/kanadaanaokulu/

 

 

 

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

Ebeveynliğin Özü

Penny Tassoni ebeveynliğin özünü aşağıdaki gibi açıklıyor: 1- temel ihtiyaçların karşılanması •fiziksel...
Devamı

1 Comment

  • Kanada okullari diye bir kurum yok.ozel can ada ulus ilkogretim okulu var.tum yazdiklariniz vaadedilenlerdi ama hepsi kandirmacaymis.ne kanadali hocasi ne cift diplomasi.web siresindeki tum vaadler silinip yok edildi.burasi yeni acilmis bir turk okulu.36 bin tl lik bir hayal dunyasi.kandirildik.rezalet.davalik ve gazetelik.ilk 3 ayda coktu okul.kabusu yasiyoruz.hersey yalan cikti.www.canada.k12.tr web sitesinde tum vaatler silinip yok edildi.soz uctu yazi bile kalmadi.adalet varsa bu onlarin yanina kalmamali.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir