minik meleğim

5 ay önce bugün dünyaya geldi, yaşamla, bizlerle tanıştı beni dünyanın en mutlu insanı yaptı… düşünüyorum da Ebru Şallı önce kocam demişti ben demiyorum demem de ama belki de bu kocadan kocaya değişiyordur onun da fikri kendine güzel ama ben çocuğum diyorum ona baktığımda yüzünde oluşan o gülümseme gözlerinin parıltısı tatlı bakışı heyecanı bunu hiç kimseye değişmem! ben böyleyim… onu öptüğümdeki huzuru sadece sevgi istemesi verildiğinde de dünyanın en mutlu insanı haline gelmesinden daha güzel hiçbir şey yok benim için… çok şanslıyım Can Ali nin annesi olduğum için çok! beni anne yapan eşime de teşekkürlerimi sunuyorum hatta çocuk bakımı ve gelişimi konusunda bana hiç yardım etmemesine de inanılmaz seviniyorum çünkü gerçekten ben kendim bakmak istiyorum! ona da bana da yeterim… oğlumu gerçekten sevecek sevgiyle bakacak onun yanında olmak isteyen… sevmek de sadece canım cicim demek değil en çok da bunu bilecek! ama tabi şu gün şu saatte bunların neler olduğunu anlatmama bile gerek yok ben 10 aydır kendimi hazırladım ve doğururken bile gülerek doğurdum hele sancı çekerken bile hiç bu ne ya demedim bütün sancılarımın keyfini çıkardım her sancıda ona daha çok yaklaşacağım için çok mutluydum hayatımda bir gün sancı çekeyim ne varn diyordum bu da güzel diyordum hatta nişantaşından hastaneye bile yürüyerek güle oynaya gittim… hayatımın en güzel günlerinden birini yaşadım 5 ay önce bugün… buraya yazdıklarımı yazıyorum ve yayınlamadan geriye dönüp silip düzeltmiyorum tamamen nasıl çıkıyorsa içimden öyle yazıyorum bu yüzden de blog iç ses ya… neyse konuma geri dönüyorum beni mutlu ettiği gibi ben de Can Ali yi mutlu ediyorumdur umarım… ne diyordum sevmek alıp kucağına ağlayınca annesine vermek değil sevmek asıl ağladığında sakinleştirebilmek… ağlarken güldürebilmek bir çocuğu… sarıldığında ona güvende oldğunu hissettirebilmek neyin var neyin yok onun bunu bilmek… çocukken babam yanımda olduğunda asla başıma bişey gelmeyeceğinden o kadar emindim ki en huzurlu olduğum zamanlar o zamanlardi… annemi de kaybetme korkusu yaşardım birileri onu benden alacak diye hep endişe ederdim uykumda bile… beni çingeneler kaçırırdı hoplayarak uyanırdım uykumdan… Can Ali bu korkuyla dünyaya gelmemiş olabilir ama benim içim diyor ki bebeğinin herşeyiyle sen ilgilen o sana geldi onu sen istedin babasi dedesi dayısı halası teyzesi kuzeni arkadası yapmadı ki o bebeği sen yaptın sen bakacaksın… eh arada ondan izin isteyerek onun mutlu oalcağı şekilde söz verdiğin saatte dönmek üzere tabi ki gidebilirsin bir yerlere… işte mesela benim annem asla verdiği saatte beni almaya gelmezdi üstelik sormazdı burada durmak ister misin istemez misin diye hoş keyfine bırakmıyordu beni… çalışmaya gidiyordu bankaya ama hep geç geliyordu onunla aramdaki tek bağ meme emmekti o yüzden de 2.5 yaşında bile hastalanarak bırakabilmişim memeyi… tek başbaşa vakit geçirdiğimiz kokusunu içime çektiğim ve 100 de 100 güvende hissettiğim anlar o anlarmış demek ki 🙂 hiç bitmesin istemişim sanırım… çok da zekimişim…


Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

Çok Çekiştirecekler Seni

İsteklerini gerçekleştirirken çok “çekiştirecekler” seni. Saçından, başından, popondan ama en çok ruhundan....
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir