pazar gününü seviyorum…

dün günlerden pazardı… hava güneşli her yer cıvıl cıvıldı kısacası harika bir pazar kahvaltısı için herşey hazırdı… annemi ve babamı alıp bebek kahveye gittik Can Ali ile beraber… Çıtır simitler, sucuklu yumurtalar, bal ve kaymak nefis bir kahvaltı yaptık… Can Ali sürekli etrafta dolandı önce yerlere oturdu, sonra dedesiyle etrafı gezdi, sonra yine gezdi sonra yine gezdi annesi de pazar kahvaltısının, havanın, etrafın ve böyle bir çocukla yaşamanın tadını çıkardı…

babam Can Ali yi alıp yanda ki parka götürdü özellikle burayı seçtim çünkü hem deniz kenarı, hem salaş peynirli domatesli ballı kaymaklı standart türk kahvaltısı hem çayır çimen, hem de park var…
Ne kadar güzel birşeymiş çocuğunla balıklara ekmek atmak, onunla deniz kenarında koşturmak, 2 insan görmek birbirine gülümsemek… Oğlumla vakit geçirmek gibisi yok…

Şükrediyorum bu güzellikler için…

Badiklara yem verdik… badik badik diye diye gözlerinin içi güle güle bana sevgi budur dedirtti Can Ali… heyecandan baliklara yem veriyorum diye memesini de verdi 🙂

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

sevgili valiz

Çantamı montumu taşıman, olduğun yeri mesaj atman ne bileyim telefonumun biten şarjını...
Devamı

2 Comments

  • Çocuklarla mekanlara 3 veya daha fazla kişi gitmek en mantıklısı çünkü biri ilgilenirken diğer ikisi sohbet edebiliyor. Kişi sayısı ne kadar fazlaysa anne de o kadar rahat ediyor:) Eh bizim hakkımız değil mi? 🙂 Bu arada Begüm de balığa "balli, balli" diyor. Bizimkinin damarlarında fransız kanı var sanırım kelimelerin son harfini söylemiyor genelde:)

  • evet çok doğru tespit 🙂 3 veya daha fazla gitmek harika 😉 yılbaşından sonra artık bir ara beraber aktivite yapalım?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir