Teknoloji ve Çocuklarımız

Prof. John Sıraj Blatcford’’un  sunduğu “ Teknoloji ve Çocuklarımız”  konulu  bir seminere katıldım, çok uzun zamandır aldığım notları sizlerle paylaşmak istiyordum fakat hayatıma Lila’nın katılımıyla bloguma daha az yazar oldum. Bu gidişata son vermek için kolları sıvadım ve önemli konularla karşınızdayım.

Teknolji ve çocuklarımız…

Prof. John Sıraj Blatcford’ın en önemli mesajı; çocuklarımızın tv, bilgisayar , ipod, ipad   kullanımlarının  TEK  BAŞINA DEĞİL, aile ile birlikte  olması.                    

Birlikte konuşmak, muhabbet etmek, “sustained shared thinking” diye ifade ettiği; birlikte iletişimi ve düşünce  paylaşımını  öne çıkaran bir birliktelik olduğunda ve çocuk tümüyle kendi başına tv ve bilgisayar ile başbaşa bırakılmadığında; sürenin limitli tutulmasıyla, yazılım ve programların dikkatle seçilmesiyle, çocuğa yönelik olması koşuluyla; denge sağlandığında çocuklar için ICT nin iyi ve yararlı olabileceği konusunda da paylaşımlarda bulundu.

Sürenin limitli tutulması derken çocukla beraber izliyoruz işte 3-5 saat izleyelim değil, bunun bir sınırı var. Yaşı küçük çocuklarda günde maksimum 20 dakika , yaşı büyük çocuklarda ise maksimum 45 dakika gibi bir süreden bahsediyor.

 

Bilişim ve İletişim Teknolojilerini (BİT) çocukların elinden alamayız onları uzak tutamayız. Önemli olan BİT’nin çocuklar için faydalı ya da zararlı olup olmadığı değil, nasıl kullanıldığıdır, diyor. Uygun araçları seçebilmek zor olsa da dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta.

BİT kullanırken önemli olan format değil, eğitimsel içerik. Aktiviteleri çocukla birlikte yapmak ve yaparken bununla ilgili konuşmak çok önemli.

Araştırmalara göre, çocukların gelecekteki başarılarında ailelerin sosyal ve ekonomik durumu etken olsa da, ailelerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi ve çocuklarının öğrenimeleriyle aktif olarak ilgilenmeleri, başarıda daha büyük önem taşıyor.

Çocukların hangi yaşta kaç kelime bildiği değişken bir durummuş, ailenin çocukla ne kadar konuştuğu ile ilgiliymiş. Bazı aileler diğer ailelere göre çocuklarıyla saatte 300 kelime daha fazla konuşuyormuş bu da kelime haznesine etki ediyormuş.

Dil gelişiminin, çocuğun entellektüel ve sosyal gelişiminde büyük etkisi olduğu bilindiğinden,  çocuklarla iletişim kurmak  ve düşünceleri paylaşmayı sağlayan aktivitelere teşvik etmek gerekirmiş.

image

‘Sustained Shared Thinking’ denilen ‘Sürdürülebilen Paylaşılan Düşünce’ yöntemiyle çocukların gelişimi evde ve okulda desteklenebilir.

Bazı araştırmalar gösteriyor ki, bilişim teknolojilerini kullanan çocukların meta-düşünme yani ‘düşünme üzerine düşünme’ özelliği daha gelişmiş oluyormuş.

Çocuklarla iletişim kurmayı sağlayan ve onları düşünmeye sevkeden aktiviteler iyi aktivite olarak nitelendirilebilir. Açık uçlu sorular sormak bu amaca yardımcı olur. Aktiviteleri çocuğunuzla birlikte yapın, teknolojiyi kullanırken kontrol sizde olsun, ancak çocuğunuzun sizi yönlendirmesini sağlayın, diyor.

Bilişim ve iletişim teknolojileri ancak çocukların eğitimine yardımcı oldukları sürece yani bir araç olarak kullanıldığında faydalıdır – amaç teknolojiyi kullanmak olmamalıdır, diye de ekliyor.

Ayrıca şiddet içerikli ve/veya cinsiyet ayırımına yer veren yazılımlardan uzak durmak gerektiğinin altını çizdi.

Seminerde, John Siraj-Blatchford tarafından özellikle küçük yaş grubu çocuklar için tavsiye edilen yazılımlar oldu bunları ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım.

Teknolojiden kaçamayız hatta mümkün olduğunca yakalamaya çalışmalıyız bunu çocugumuz için de yapmalıyız ama yaparken hangi uygulamaları kullandırtığımız, ne kadar süre ile kullandırttığımız, hangi şekilde ve amaçla kullandırttığımız çok önemli.

Sağlıklı bir iletişim için teknolojiyi çocuğunuzu meşgul etmesi ve böylece sizin de bir nefes almanız olarak görmeyin. Bunu bütün gün evin işi, yemeği, ütüsü, geldisi gittisi peşinde koşarken, anne kendine hiç ama hiç zaman ayıramazken yapabilmek zor olsa da dikkat edin anneler…

Nihan

 

 

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

Süt Alerjisi

Can Ali doğduktan sonra yüzünde kırmızı kırmızı kızarıklıklar oluşmaya başladı, hafif pütürlü....
Devamı

1 Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir