Anne olmak bu kadar zor olmasa gerek

Senden anne olarak beklenenler ve senin anne olarak içinde ki olması gerekenlerin ve zamana karşı yarışın aslında sanki zormuş gibi hisettiriyor anne’ye “anne” olmayı.

Bana sorarsan, çok eğlenceli çok keyifli birşey anne olmak. Anne olmak süper kafa bir arkadaş sahibi olmak gibi.

İlk zamanlar daha çok emzir, altını değiştir gibi görünse de en romantik en duygusal en dokunmatik zamanlar o zamanlar. O ilk doğduğu andan itibaren koynuna koyuyorsun ya.. Hah! tamam işte aman kızım yapma kızım alışır kızım diyenlerin çok olacak! DİNLEME! doyasıya al koynuna tam o iman tahtası denen yere koy sen de uzan, o da o orada mis gibi kokunla, kalp atışınla huzur içinde uyusun. Alışır mı? Neye alışır yahu çok sevgiye mi? Sana mı? Alışşın sevgi açı olacağına! Sevginin fazlası mı olurmuş sevilsin bolca. Asıl bence bebek beklediği ilgiyi sevgiyi göremediği için garip davranışlara giriyor ve biz de buna şımarıklık diyoruz. Bu bizim yanlışımız, bana göre şımarık çocuk yoktur bana göre başından savmak için, vakti olmadığı için aslında yapmayacağı şeyleri yapan anne babanın sonucudur bu tanım. Çok sevildiği için değil, dinlenmediği için şımarır çocuk.

Baya iddali oldu bu açıklamam ama bir de şuradan bak. Çocuk sana birşeyler anlatmaya çalısıyor sen dinlemiyorsun sen ona anlatmaya çalışınca o da tabi ki dinlemeyecek. Çocuklu yaşamda hatta ikili ilişkilerde ki yapılmaması gereken en önemli şey karşınızdakinin yerine, adına birşeyler yapmamaktır. Çocuğunuzun adına, ona hiç sormadan kararlar verilmemeli, seçimler yapılmamalıdır. Öyle ki ona ilk günden itibaren bir birey gibi davranılmalıdır. Uyuma şekline, yeme şekline her türlü huyunu suyunu ona verilmiş bir takım karakteristik özellikler olarak kabul edilmelidir ve sizin doğrunuz ile değiştirilmemelidir. Öncelikle rutin oluşturulmalı ve yemek saatleri, uyku saatleri, dışarı saatleri hep aşağı yukarı aynı saatlerde olmalıdır ve bunları yapabilmek için annenin gerçekten kararlı ve düzenli olması gerekmektedir. Kolay iş değildir. Düşünsene her gün aynı saatte aynı şeyleri yapmak için pek çok teklife hayır demen gerekebilir. Şayet iyi bir yardımcın varsa, bu annen olur, çalışanın olur veya bir sekilde akrabağan olur o zaman belli zamanlarda belli görevleri delege edebilirsin ama bana göre doğal bir yaklaşım olmalı ve çocuğun/bebeğin talepleri şımarıklık olarak adlandırılmamalıdır. Gercekten neyi neden istediği anlaşılmalıdır anne baba tarafından aksi takdirde o davranışları yapmaya devam edecektir ve anne babalar veya yakın çevre de bunu şımarıklık olarak adlandıracaktır çünkü onlar öyle ögrenmiştir ama artık bu eski bilgiyi devam ettirmeye gerek yotur.

image

Anne olmak bu kadar zor değildir onu zorlaştıran çevredekilerin tutumudur. Bakamıyorsun, yediremiyorsun, ilgilenmiyorsun diye etrafında dolanan anne teroristleridir. Kanımca çok bilmiş ama çocuğu hiç dinlememiş disiplin disiplin diye konuşan ama kendisi disiplin yoksunu genelde daha çok yaşı büyük veya henüz anne olmamış tiplerdir. Bunlar böyle konuşur, sütün yetmiyor mama ver, o çocuk zayıflamış yedir yedir, bakamıyorsun, derler. Bu tipler yakın çevrede de olur uzakta da mesela parka giderken bir teyze der ki üşüyor o üşüyor, aç o aç… e sen de bir tuhaf duyguya kapılırsın sanki senin içinin söyledikleri yanlış veya çocuktan dinleyip anladıkların faso fiso bu teyzelerin dedikleri doğru. Alma kucağına alma alışır bırakmaz seni; yatağına alma aman aman-bunu genelde kayınvalideler söyler- doymuyor o doymuyor veya büyüyünce yedirmiyorsun ondan aç.

Sen şimdi oyun oynamak isterken sofrada zorla oturtulan bir çocuk düşün, annesi sosyalleşsin diye saatlerce sofrada oturtulduğunu düşün. Çocuk ben oyun oynamak istiyorum diyor ama kimse tınlamıyor 1-2-3-5-18 ne yapacak bu çocuk? Şımaracak niye mi çünkü sen ona diktatör olmuşsun o da sana direniyor. Elbette ailecek yemek yenecek ama bir çocuk için o yemek doyunca bitmiş olacak ve oyun oynamasına devam edecek onun için hayat oyundan ibaret o sadece hayati işlevini devam ettirebilmek için yiyor ve koşarak oyuna gitmek istiyor neden doyduktan sonra dursun ki masada? Doyduysa kalkar. İlk günden bu şekilde davranılan çocuk “şımarmaz” hem şımarık ne demek ki?

image

Bebeklikten itibaren duyguları anlaşılan ve tatmin edilen çocuk şımarmaz. Mesela sen onu çok kucağında taşımak, koynunda uyutmak istedin ama teroristlerin gazabına uğradın ve aadın 5 – 6 yaşına gelince pişman olmayacak mısın? Sen ona gel oğlum öpjem dediğinde, o da yok anneye ya öff dediğinde onu koynuna almak isteyip de öf yeter yat yatağında dediğin anlar gelmeyecek mi gözünün önüne? Şımarık öptürmüyor mu diyeceksin yoksa? E 6 yaşında iş işten geçtikten sonra kucağa da alınmaz ebet tamam işte al sana cevabım nasıl alıştırırsan öyle gider içinden geldiği gibi yap, koruyup kollamayı abartma, özgür bırak, sev, elinle kolunla dilinle sev, özgür bırak, sahiplenme, üstüne titreme uzaktan seyret, o öyle olmaz deme belki de olur sen de öğrenmiş olursun, ya da o öğrenir öyle olmayacağını izin ver, kimseyi değil çocuğunu ve kendi iç sesini dinle, ondan kurtulmaya çalışma, onunla güç savaşına girme her türlü kaybedersin, öp kokla, özgür bırak, dinle, anla, minik tüyoları değerlendir…

Ona niyet ve düşünce yüklememe…

O şunu sevmez deme hep sun, her gün yeni bir gün gibi sor o büyüyor zevkleri renkleri seçimleri değişiyor, onu her anlamda özgür bırak ki duygularını, seçimlerini özgürce ifade edebilsin.

Anne olmak o kadar zor değil aslında zorlaştıran biziz, mükemmelliyeçi yapımızla hem kendimizi hem de çocuklarımızı bunaltıyoruz aslında onlar sadece anlaşılmak istiyor düştüğünde ben söylemiştim ağlama diyip bağırış çağırış duymak istemiyor, düşünce yaşadığı duygu neyse onun anlaşılmasını ve annesi babası tarafından seni anlıyorum düşünce acıyor evet denmesini bekliyor. Neye ihtiyacı varsa ona karşılık gelen duygunun anlaşılması ve tatmin edilmesini istiyor.

image

Kısacası anne olmak bu kadar zor değil kendine zorlaştırma…

Önce, eğil, çocuğunun göz seviyesine gel, tepeden bakma, doğru vücut dili kullan ve söylediklerini dinle, sonra da kendi iç sesini ama Ego’nu degil!

Nihan

Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

bıraktım…

evet tam olarak 10 ay sonra! 26 nisanda doğan oğlumu 26 şubatta...
Devamı

1 Comment

  • Nasıl güzel bir anlatım şeklidir, satırları okuduça ben, ben, tıpkı ben dediğim cümleler…

    Çok güzel bir yazı emeğinize saglık…

    ” Anne olmayı zorlaştıran evet çevrenin tutumudur kesinlikle katılıyorum !!! ”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir