Emzirme Döneminde Doğru Beslenmenin Önemini Biliyorum

Hamilelik sırasında doğuma hazırlandığımız gibi lohusalığa ve emzirmeye de kendimizi hazırlıyoruz. Anne sütü, bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesinde en faydalı besin kaynağı. Hamilelik döneminde kendimizden önce bebeğimizi beslemeye başlıyoruz ve onu sağlıklı bir şekilde anne sütü ile besleyebilmek için yediğimiz, içtiğimiz her şeye dikkat ediyoruz. Ayrıca “emzirmek”, doğumdan sonra, önceki halimize çabuk dönmemiz için de gayet faydalı. Bebekle anne arasındaki bağı da güçlendiren, her iki taraf için de psikolojik anlamda rahatlatıcı bir durum emzirmek. Fakat toplumda yanlış bilinen pek çok nokta var. Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Banu Kazanç, Habertürk.com okurları için, birlikte tüketildiğinde daha fazla yarar sağlayacak besinleri sıralamış. Ayrıca, daha sağlıklı ve doğru bir emzirme dönemi için annelerin neler yapması gerektiği hakkında bilgiler vermiş.

Hem siz hem bebeğiniz için lohusalıkta beslenme

“Anne sütü; bebeğin beslenmesi, gelişmesi ve büyümesi için gereklidir. Bu nedenle anne, sütünün yeterli miktarda olması için beslenmesine dikkat etmeli, artan demir, protein, kalsiyum, sıvı ve enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik bir programı uygulamalıdır.

Efsanelere İnanmayın

Düşük kalorili diyetler yapmanız ve beslenme düzeninize dikkat etmemeniz süt üretiminizi düşürür. Gebelik döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan anneler, emzirme döneminde metabolizmaları hızlandığı için çabuk forma girerler. Doğumun ardından sütün çok gelmesi için, şekerli ve tatlı türünden besinlerin süt verimini artırdığı yönünde yanlış inanışlar toplumda yaygındır. Annelerin karbonhidratlı gıdalara ağırlık vermesi ve bu şekilde beslenme ile bilinçsizce alınan gereksiz kaloriler ise sütü artırmaz sadece kilo artışına neden olur.

Kalori ihtiyacı artar

Emziren annenin günlük kalori ihtiyacı artar,  günlük alınan kaloriye ek 500 kalori ilave etmek yeterli olur. Sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla ilişkilidir. Her emzirmeden sonra mutlaka bir bardak su içilmelidir. Süt üretiminin artması için günde en az 3 litre sıvı alınmalıdır, bu miktar suyun yanında az şekerli limonata, süt, ayran, komposto gibi sıvılarla da desteklenir.

Demire ihtiyaç olur

Anne bu dönem başında doğumdan yeni çıkmıştır, hamilelik boyunca doktor kontrolünde vitamin takviyesi almış olmasına rağmen doğum sırasında kan kaybına bağlı olarak vücudunun demire ihtiyacı vardır.

Lohusalık döneminde beslenme yalnızca emzirmeye yönelik değildir, annelerin yorucu hamilelik sürecinden sonra vücutlarını toparlamaları da önem taşır. Beslenmede proteinlere özellikle yer verilmeli, hayvansal proteinin yanında bitkisel protein (fasulye-nohut gibi) alınmalıdır. Balık haftada 1-2 öğünde yer almalı, vitamin ve mineral yönünden zengin olan meyve ve sebzeler yenmelidir. Her gün yumurta, peynir, yoğurt gibi ürünler ile protein gereksinimi karşılanabilir, ayrıca beslenmede 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagiller ile vücutta demirin daha yararlı kullanılabilmesi için her öğünde C vitamini kaynağı olan sebzeler ve meyveler yer almalıdır. C vitamini, vücutta demirin emilimini arttırır.

Sık sık emzirmek

Ayrıca annenin rahat, huzurlu ve stresten uzak oluşu da süt verimini etkilemektedir, sık sık emzirmek ve göğüslerin iyi boşalmasını sağlamak sütü en çok artıran yöntemdir.

Dinlenmelisiniz

Lohusalıkta hormonların değişimi ve bebeğe alışma sürecindeki uykusuzluk ve yorgunluk ile birlikte yeni anneler; kendilerini depresif hissedebilirler, bu dönemde dinlenmek çok önemlidir. Bebeğiniz uyurken siz de uyuyup dinlenmeye özen göstermelisiniz. Bebeğinize bakabilmek için öncelikle kendinize iyi bakmalısınız.

Anne sütü yoksa  

Çok arzu etmelerine rağmen bebeklerini kendi sütleri ile besleyemeyen anneler için de bir not koyalım; bu durumun sağlanamadığı koşullarda, anne sütünün yerini tutmasa da anne sütüne yakınlaştırılmış hazır mamalar, anne sütünün yerini alabilmektedir. Mama ile beslenmede kontrol annede olduğundan öğün miktarının ve sıklığının doğru ayarlanması önemlidir.

Neler yapılmalı

Her gün beş adet ceviz ya da on adet badem yiyin. Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir, ancak yüksek kalori içerdikleri için tüketilen miktarları sınırlamak gerekir. Günde bir bardak süt, iki kase de yoğurt tüketmeye özen gösterin. Kalsiyum yönünden zengin beslenmek için süt içmek önemlidir. Süt içemiyorsanız, aynı miktarda yoğurt veya ayran tüketebilirsiniz. B12 vitamini süt verimliliği için önemlidir. En iyi kaynağı ise yağsız kırmızı et ve yumurtadır.

Bebeklerini emzirmeye devam eden kadınların beslenmesinde vitamin ve minerallerin de yeterli miktarda yer alması gereklidir. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye önem verin. Folik asit gebelik döneminde olduğu kadar, emzirme döneminde de önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeleri bol yemek gerekir.

Gaz problemi için

Lohusalık döneminde gaz şikâyetleri yaygındır. Gaz probleminiz çok fazla varsa gün içinde çiğ sebze – meyve yerine pişmiş meyve kompostoları ve haşlanmış sebzeler tüketebilirsiniz. Kuru baklagiller, karnabahar, kereviz, barbunya gibi gaz yapan besinlerden kaçınmak gerekir. Çok sıcak ve soğuk besinlerin tüketilmesi de gaz şikâyetini artırır. Buzdolabından çıkardıktan sonra besinlerin oda sıcaklığında bekletildikten sonra tüketilmesi, çok sıcak besinlerin yine oda sıcaklığında biraz bekletildikten sonra tüketilmesi gerekir. İyi çiğnenmeden sindirim sistemine giden besinlerde gazı artırır, o yüzden besinler mutlaka iyi çiğnenmelidir

Lohusalık döneminde annenin en sık karşılaştığı problemlerden biri kabızlıktır. Posalı yiyecekler ve beraberinde su tüketimi bu şikâyetleri azaltacaktır. Kabızlık için öncelikle bol su tüketilmedir, suyun emilimi kalın bağırsakta yapıldığı için, su bağırsak hareketliliğini artırır.  Kuru meyvelerin, özellikle de kuru kayısı, kuru erik, aç karnına ve suyla tüketilmesi bağırsak faaliyetlerini artıracaktır.

Neler yapılmamalı?

Yine bu dönemde hamur işi, tatlı, börek, çörek, pilav, makarna, ekmek gibi kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak durmak, sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme programı izlemek hamilelik döneminde alınan kiloların daha rahat verilebilmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca yemekleri pişirirken kızartma ve kavurmalardan uzak durulmalı, haşlama, ızgara, fırınlama yöntemleri tercih edilmelidir.

İşlem görmüş şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır. Bu tür et ürünleri, vücuda zararlı nitrat bileşikleri içerirler, salam, sosis, sucuk, hazır çorbalar gibi gıda katkı maddesi içeren hazır besinler mümkün olduğu kadar az tüketilmelidir. Hamilelikte olduğu gibi emzirme döneminde de tuz tüketimine dikkat edilmeli, aşırı tuz kullanılmamalıdır.”

*Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç

Tags from the story
, ,
Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu

Haydi Hiç Tanımadığın Bir Çocuğun Hayatına Dokun

Kitap okuma alışkanlığı çocukluktan geliyor. Onlar daha bebekken, kitaplar ve defterler dikkatlerini...
Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir