Hayatının Kaptanı Olmak İstiyorsan, Duygularını Organize Etmeyi Öğren

İnsanlar, kendi başarılarını başkalarının başarılarıyla kıyaslamaya meyillidir. Oysaki senin hayatta kendi hedeflerin olmalı. Kişisel hedeflerin... Onlara ulaştığın zaman ancak başarılı ve mutlu olabilirsin.

Duyguları tarafından kontrol edilen insanlar genellikle ortak bir noktada buluşur: Sadece en rahat hissettikleri şeyi yaparlar. Başka bir deyişle, “iyi hissettiriyor” ve “kötü hissettiriyor” şeklinde yönetilirler “iyi hissettiriyor” ve “iyi geliyor” şeklinde değil.

Duyguları oyalamak, ertelemek ya da yokmuş gibi yapmak iyi hissettirebilir ama iyi değildir.

Aynı mantık hayatta pek çok için geçerlidir: Sağlıklı bir öğle yemeği yemek, egzersiz yapmak ya da spor salonuna gitmek, anneni aramak…

Eğer duygularının, davranışlarını kontrol etmesine izin verirsen, hayatta asla ilerleyemezsin.

Neden aynı kalıplar içinde, aynı alışkanlıklarla, sağlıksız ilişkilerle çevrili olarak yaşamını geçirdiğini merak ediyor olabilirsin.

Bunun nedeni nasıl düşünmeye ihtiyacın olduğunu ile ve ne yapman gerektiği ile ilgili organize olmayı öğrenmemiş olmak.

Travmaları yönlendirmek iyi hissettirmeyebilir ama sonuçları açısından iyidir.

Duygularını düzenlemek, onları anlamak ve bir noktaya yerleştirmek… Nereden ve nasıl geliyorlar, sana ne anlatmaya çalışıyorlar. Duygularının farkında olabilirsin ama bu, hayatının kontrolünü eline alman için yeterli değil. Bunun için onları çok iyi tanımak ve bir yere oturtmak gerekiyor. Duygularını kendi yararına kullanabilmelisin.

Bunu yapmaya nasıl başlayabilirsin?

Duygularının bir listesini yap

Gerekirse, sabah kalktığında neler hissettiğini ve düşündüğünü anlatan bir liste yap ve bunları yaz. Çelişkili ifadeler olsa da önemli değil.

Mesela listen şuna benzeyebilir: “Gerçekten çok yorgun ve bitkin hissediyorum bugün, hiç işe gitmek istemiyorum… Şu büyük projeyi bitirmek için heyecanlıyım ve hafta sonu çıkacağım kamp için de öyle… Projeyi ondan önce tamamlamak istiyorum.”

Her bir ihtiyacın için günü planla

Sadece sorumlulukların için değil, boş zaman için de plan yapabilirsin. Duyguların gerçekten patlama noktasına geldiğinde, işe ara verip dinleniyor olabilirsin. Oysaki bunu beklemeden yapabilirsin. Kendine daha fazla zaman ayırmak için yola erken çıkmayı planlayabilirsin.

İnsanlar genellikle gerçekçi olmayan “ya hep ya hiç” zihniyetiyle yaşarlar.

Duyguları aşırı yıpranmadan tatile ihtiyaçları olduğunu düşünemezler. Bazen 12 saat boyunca aralıksız çalışabilirler. Ancak bu sürdürülebilir bir çözüm yolu değildir.

“Endişe” listesi yap

Bilgisayarında ya da defterinde, endişelendiğin şeylerin ne olduğunu listele. Seni rahatsız eden her şeyi yaz. Aklına takılan küçük şeyleri bile yaz, not al. Ve listeyi gözden geçirmek için kendine bir zaman belirle. O zaman geldiğinde, onların çoğunun saçmalık olduğunu anlayacaksın. Bu arada dikkat etmen gereken birkaç nokta var. Seni endişelendiren şeyler için de çözüm planı hazırla, harekete geç. Sonunda takıldığın bazı şeylerin ne kadar önemsiz olduğunu, endişelerinin seninle alakasız olduğunu, sana ağırlık veren pek çok şeyin o kadar da önemli olmadığını anlayıp rahatlayacaksın.

Duygularını yazarak ve nereden geldiğini çözerek, onların sana hizmet etmesini sağlayabilirsin. Onlarla ne yapacağını düşünebilir, onları kontrol edebilirsin. Bununla birlikte uzun vadeli hedeflerini açıkça görmene ve belirlemene yardımcı olacaktır.

Uzun vadeli hedeflerini biliyor musun?

Uzun vadeli hedefler belirlemek, duygularını organize etmenin önemli bir parçası. Acı çekmeye değer şeylerin neler olduğunun farkına varmadan, uzun vadeli hedefler belirlemek güçtür.

Rahatsız hissettiren bir duygunun iyi mi kötü olduğunu tecrübe etmeden, gerçekten rahatsız edici bir duygu olup olmadığını bilemezsin.

İnsanlar hayatta başarılı olup olmadıklarına, başka insanlara bakarak karar veriyorlar. Karşılaştırma yaparak iyi durumda olup olmadıklarını bulmaya çalışıyorlar. Bu da hayattaki başarına başkaları karar veriyor demek. Oysaki hiç alakası yok. Bunun yerine gerçekten hayattan ne istediğine karar vermeli bunu bilmelisin. Sosyal, finansal, profesyonel ama kişisel hedeflerin olmalı.

Anlık arzuların doğrultusunda hareket ediyorsan, istediğin yerde olmadığını fark edinceye kadar mutlu olursun.

Uzun vadeli hedeflerine uygun davranıyorsan, daha az rahat olabilirsin, ancak buna değecektir.

Hayat, acı çekmeye değer olan şeyi bulduran bir oyundur.

forbes

 

Tags from the story
,
Diğer Yazıları: Nihan Kayalıoğlu Devamı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir